Çocuklarla tatile çıkmanın püf noktaları nelerdir?

0
43

Çocuklarla tatile çıkmanın püf noktaları nelerdir?

En çok soru aldığım durumlardan birisidir bu aslında; “Çocukla yada çok çocukla tatile nasıl gidilir? Yoksa bu delilik midir?”

İlayla ilk tatile çıktığımızda 8 aylık minik bir bebekti. 3 hafta boyunca çadırda kaldık. Çıtı çıkmadı hatta o kadar çok eğlendi ki! Benim için yaşadığım en güzel tatildi bile diyebilirim. Bende en az onun kadar eğlendim. Hasta mı olmadı mı? Yok olmadı ama olsa ne yazar ki? Ben çocukların hastalıklarından korkmayan aksine anne sütü alan bir bebeğin hasta olmasına gönül rahatlığı ile razı gelen bir anneyim. Deli miyim? Değilim 🙂

Benim gözümde anne sütü şifanın kaynağı! Evrenin bize bahşettiği en muhteşem gıda. Düşünsenize bir, kanser hastaları bile anne sütü ile iyileşebiliyorken daha da üzerinde sorgulamak yanlış bence. Yani bırakın bebeklerinizi sarıp sarmalamayı, bırakın hasta olacak diye üzerilerine düşmeyi… Çocuk bunlar elbette hasta olacak! Bundan doğal hiç bir şey yok. Hasta olacak, iyileşecek, olacak iyileşecek… Bu şekilde geçip gidecek zaman.

Ama sonra bünyesi bir gelişecek ki, bir güçlenecek ki! İşte ondan sonra en ufak enfeksiyona hasta olmayacak. Çocuğunuz hasta olur diye yada düzeni bozulur diye hiç bir planınızı ertelemeyin. Unutmayın ki artık siz çocuklusunuz! Bundan sonra karar alırken bireysel değil çocuklarınızı da düşünerek kararlar almalısınız. İşte o zaman hayata birlikte daha kolay adapte olacaksınız.

İlay 8 aylıkken ilk tatiline çıkarken, Uraz 2.5 aylıkken ilk tatiline çıktı. Tatillerimiz inanılmaz güzel geçti ve o kadar enerjilerini attılar ki sabaha kadar deliksiz bile uyuduğumu hatırlıyorum. Nasıl ki tatile çıktığınızda çokça rahatlıyorsunuz işte bu durum bebekleriniz içinde geçerli. Onlarında hava değişimine ve farklı atmosferler görmeye ihtiyaçları var.

Şöyle bir geçmişimize dönüp baktığımızda hiç bir zaman keşke gelmeseydik dediğim bir tatil anımız olmadı. Neden olmadı? Çünkü çocuklarımla bir olduk onlara göre hareket ettik yeri geldi onlar bize uyum sağladı. Hiç bir zaman çocuklarımı fazlalık olarak görmedim. İşte sanırım bu da bizi daha da mutlu yapmaya yetti. Nereye gidersek gidelim hep birlikte seyahat ettik. Hatta  o kadar çok ki, Uraz şuan da 4 aylık olmasına rağmen bir kere i-İstanbul’a gitti, bir kere Sundance’e gittik ve yine bir kere de Ankara’ya gittik. Ve bunların sadece birinde uçağa bindik gerisinde arabamızla yol aldık. Oldu mu? Evet çok harika oldu ve çok da kaliteli vakit geçirdik.

Korkmayın! Bir şekilde zaman geçiyor. Yapacağınız tek şey ileriyi düşünmeden yaşamak ve endişelenmemek. Anda kalın. Çocuklarınızın hastalığından, mikrobundan, düzeninden endişe etmeyin. Çocuklarınız evine geri geldiğinde kaldıkları yerden devam ediyorlar oturttukları düzeni sürdürmeye.

Güvenin! Kendinize ve çocuğunuza güvenin.

Sevgiyle kalın 🙂

Share Button

CEVAP VER